Filed under: Uncategorized Tagged: facebook
Monday, June 29, 2015
New photo from Facebook June 29, 2015 at 02:26PM
Filed under: Uncategorized Tagged: facebook
Ayşe Özer: BİZ BU DAVANIN MÜBAŞİRİYİZ
BİZ BU DAVANIN MÜBAŞİRİYİZ
“Soma’da, Ermenek’te, Reyhanlı’da AKP birinci parti olmuş. O zaman bu halk kendi celladına aşık, bir Stockholm sendromu içinde azizim, başına gelen her türlü felaketi hak ediyor, herkes layık olduğu şekilde yönetilir, sizin için döktüğümüz göz yaşları haram olsun”. Fularları aynı zamanda yularları olan “solcu bünyelerin” bu sözleriyle yıkıldı sosyal medya 7 Haziran gecesi. Bir madencinin yetiminin gözlerine bir kez olsun fotoğrafından dahi bakmamış, herkese bir karakter kazandıran sosyal medya ortamında gösterdiği duyarlılıkla hayli solcu abiler ve ablaların bombardımanı, makarna-kömür muhabbetinden sıkıldıklarını ve kendilerine yeni bir “geyik” alanı aradıklarını ortaya koyuyordu. Her protestoya, her itiraza “milli irade” diye belirtisiz bir isim tamlamasıyla cevap veren, kendisine karşı duran herkesle sandıkta hesaplaşacağını söyleyen muktedirin dilinin aynısıydı bu muhalif abiler ve ablaların dili de. Sandığı kutsayan, her yurttaşı oy verdiği parti ile tanımlayan bu hastalıklı dildi aslında Soma’yı, Ermenek’i, Reyhanlı’yı yaratan.
Bir sol/sosyal demokrat partinin, 301 emekçinin toprak altında can verdiği, binlercesinin insanlık dışı koşullarda çalıştığı Soma’da devrimi örgütlemesi gerekirken, o partiye gönül vermiş insanların olanca lümpenlikleriyle “bu halkın kafası çalışmıyor, yine bize oy vermedi” diye ahlanıp vahlanmalarını izledik bu kez de. Sığırcık kuşları avcılara kolay lokma olmamak için örgütlü bir halde uçarken, “temsilde adalet ve yönetimde istikrar” lafazanlıkları havada uçuşuyordu insan cenahında. Yanık yanık ego kokuyordu her sol örgütün bacasından. Ne seçmen yapısından haberleri vardı, ne madenci yakınlarının hangi bölgede ikamet ettiklerinden, ne de seçmenin hangi saiklerle oy verdiğinden. Bir “nankör kedi” şarkısı çalıyordu arabesk hoparlörlerden. Ciğercinin kedileri, kedi türünün tek temsilcisi oldukları iddiasıyla, trafodaki kedi geyikleri ile tükettiler bir seçim dönemini daha. Flash TV nasıl ki hiçbir şekilde yayın politikasını değiştirmiyorsa, seçim sonrası söylemi de değişmiyordu ezici sol çoğunluğun. Hayli avam bir muhabbetti siyasetin pavyonunda dönen.
Sandık güvenliği ve çalınan oylar meselesi gündeme getirildi her seçim sonrası olduğu gibi. Sandık, hiçbir zaman güvenli değildi oysa ki. Çeyiz sandığında bile gizli oy, açık sayım yapılırdı da, o kanaviçelerin üzerindeki sandık lekeleri kadınların gözyaşlarıyla temizlenirdi sonra. Deniz’lerin kefeni bir kutu içi çarşaftı, her yeri sandık ve demokrasi ve dahi milli irade lekesiyle dolu. Dava unutulmuş, sandığa endekslenmişti hayat. Her seçim ayrı birer celseydi, halkı yargılamak için her 4 senede bir tekrarlanan.
Yüzme bilmeyen oğulların, son nefesinde “hakkını helal et oğlum” demeyi düşünen babaların, babaları yedi kat yerin altındayken annelerinin karnında olanların, gencecik yaşında dul kalan kadınların hakkını aramak için Soma ve Ermenek davaları vardı. Oturduğunuz yerden kimlere oy verdiklerini sorgulayarak yargıladığınız insanların hakları için yargılamalar devam edildi. Seçim sizin, çoğunlukta olan açlığı görmezden gelip, sıcak koltuklarınızda pesto soslu ravyoli eşliğinde döktüğünüz küçük burjuva gözyaşlarınıza acımaya devam edebilirsiniz, ya da davanızı hatırlar, avukatı olamasanız da “biz bu davanın mübaşiriyiz” diyerek avazınız çıktığı kadar bağırırsınız: davacı bütün ezilenler, davalı devlet ve şirket! Yeryüzü belki o zaman aşkın yüzü olur, o haritadaki bütün kara parçaları da umuda boyanır, Soma ve Ermenek hariç değil.
Related posts:
- Ayşe Özer: Şifre kapağın altında!
- Ayşe Özer (@ayseozer): Duhule müsait yarın [bir 12 Eylül yazısı]
- Ayşe Özer: GRUP YORUM VE SANAT İÇİN SOYUNMAK
- Ayşe Özer: Simit Sat, Onurlu Yaşa
- Ayşe Özer: SON KAĞIT ÖĞÜTÜCÜ
Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1C0NvdU
Filed under: Uncategorized
Sunday, June 28, 2015
Literati roundup: “Five politics classics every activist should know about….
And they’re not all what you think…
1. Saul Alinsky’s Rules For Radicals (1971)
The McCarthy era decimated the ranks of American radicals, yet it did not stop the disillusionment that America’s young felt in the 1960s about politicians and institutions. When Saul Alinsky heard young people saying they wanted a better world, this pioneering community organiser felt like asking: exactly what kind of world, and how would you achieve it? He wrote Rules for Radicals for people who were committed to real change, not merely to talking about a world of peace and love.
Best novel: Annihilation;, Jeff VanderMeer; Novella “Yesterday’s Kin,” Nancy Kress; Novelette “A Guide to the Fruits of Hawai’i,” Alaya Dawn Johnson; Short story “Jackalope Wives,” Ursula Vernon; Movie Guardians of the Galaxy; YALove Is the Drug, Alaya Dawn Johnson. Read the rest
Art lovers who visit my hometown of Washington, DC have an almost embarrassing wealth of opportunities to view art collections classical, Baroque, Renaissance, modern, postmodern, and otherwise through the Smithsonian’s network of museums. From the East and West Wings of the National Gallery, to the Hirshhorn, with its wondrous sculpture garden, to the American Art Museumand Renwick Gallery—I’ll admit, it can be a little overwhelming, and far too much to take in during a weekend jaunt, especially if you’ve got restless family in tow. (One can’t, after all, miss the Natural History or Air and Space Museums… or, you know… those monuments.)
“He is a mathematical genius.”
Mike from Muckrock sez, “‘My name is Allen Ginsberg and I sleep with whoever I want.’ So noted the FBI, in its 89 pages tracking the life, lovers, and political activism of the American poet, who was born this day in 1926.” Read the rest
Related posts:
- Roundup: Alain de Botton’s Week at the Airport; LSD art; Useful YouTube Channels for Teachers;
- “Anthropologists as Spies… RIP: Prof. George Stocking Jr….An anthropology roundup..
- Cyberculture agenda: Historic switch- Firefox from Google to Yahoo… Creative Commons at 12 years…
- Cyberculture agenda: “Algorithmic cruelty”…”Web Encryption Gets Stronger in 2014….
- Literati roundup: Orhan Pamuk looks at sources of inspiration for “The Museum of Innocence”
Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1GG5bqA
Filed under: Uncategorized
Eurosphere agenda: “Greece closes banks amid debt crisis
There is still some space to avoid this worst-case scenario. And to listen to the reasons of Alexis Tsipras and of Greece – that are the reasons of democracy, in Athens as in Europe.
Up until very recently, geopolitics was one of the most unpopular and outdated intellectual concepts in contemporary Europe. The eurocrisis has changed that.
An alliance of right-wing parties won the Danish general election on Thursday evening (18 June), in an extremely close race marked by the dramatic rise of the far-right Danish People’s Party, which became the country’s second biggest political force.
The “Freedom of Panorama” is the right to take pictures in public spaces, even if you incidentally capture copyrighted works, from building facades to public sculptures to images on t-shirts and ads — and on July 9, the EU will vote whether to abolish it. Read the rest
Related posts:
- Eurosphere agenda: Greek elections tomorrow. Syriza is comin’
- Eurosphere agenda: #Syriza victory roundup…
- Eurosphere agenda:”Europe in the global app economy….”Croatia and Serbia fail with genocide claims…
- Eurosphere agenda: Anti-corruption parties shake Spain… “Germany ends teacher headscarf ban….
- Eurosphere agenda: “How the Pirates in Germany have lost their way… “Milk quotas come to an end…
Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1TY3uiw
Filed under: Uncategorized
Ayşe Özer: BİR FRAK UĞRUNA YA RAB
BİR FRAK UĞRUNA YA RAB!
“Bodrum’da ve Marmaris’te can yelekleri artık bakkallarda satılıyor” dedi ana haber bültenleri. Yüzme bilmeyen ve cankurtaranlardan yoksun halk plajlarında beyaz slip donla denize girenlerin ülkesinde can yeleği satışları mı patlamıştı? “Florya Plajına halk gelince vatandaş kaçtı” derdi aydın cenahı. Vatandaş, slip don sevmezdi. Can yeleği de gerekmezdi ona, her vatandaş 3 tarafı denizlerle çevrili kendi adasında balık gibi yüzmeyi bilirdi. Sudan çıkmış balık olurdu sonra ötekiler, Mardinli midyeci bozardı Kordonboyu faytonların manzarasını. İzmir bir kaleydi, Egeli kompleksi bir tek kendisinin sağlıklı beslendiği, varlığıyla dünyayı aydınlattığı sanrısıyla kendinden emin yürürdü Kordon’da. Can yelekleri komşu ülkenin içinde körüklenen kirli savaştan kaçan mülteciler içindi, talep esnekliği sıfıra yakındı. Bir botta biterdi, terliksiz ayakların koşusu. Kadifekale, yersiz yurtsuzlaştırmanın anıtı gibi yükselirken semada, hepimiz biraz mülteciydik öz vatanımızda.
Trilyonluk masaların sahipleri, ye kürküm ye dünyasında bir elleri yağda bir elleri balda anlamaya çalışırlardı aç insanın halinden. Deve kuşu gibi kafasını kuma gömme benzetmesi bir küfür gibi kalırdı bu manzaranın karşısında. Penguen gibi siyah beyaz ve liderine yaranmak için yanı başında badi badi yürüyen bir nesil yetişiyordu. Nesli tükenen penguenler evlat edinilerek korunurken naif çevreciler tarafından, bir gecekonduda aç ölüyordu bir çocuk. Can yeleği yoksa, frak giydirelim. Ekmek yoksa, pasta yedirelim. Penguenler iyi bilirdi yüzmeyi.
Kayıtsız şartsız egemendik her şeye, açıldı meclisimiz. Kendi partisinin kurultayında gökten zembille inen kurtarıcı olmaya özenirken gençlik kollarının sade bir üyesini kahreden genel başkan, frakla çıktı kürsüye. Putlar birer birer yok ettiler kendilerini, bekleseler biz yıkacaktık oysaki. Siyasetin pornosu izlendi gündüz vakti ana akım medyadan. Zihinsel ve fiziksel gelişimi bozuldu bir yurdun. Taksim’de direnirken bir nesil, vurulup tertemiz alnından uzanmış yatarken, bir frak uğruna ya Rab ne güneşler batıyordu. “Dünyaya alışan şiir yazamaz” derdi Türkçe’nin en büyük şairi. Bir mısralık koca bir şiir yazılırken yurdun her yanında, televizyonlar devrimi değil, beyaz gömlekli, siyah ceketli penguenleri gösterirdi. Penguenleşme damarlarımıza işlerken, can yelekleri, gaz maskeleri, hidrotalsit solüsyonları çıktı acil durum çantalarımızdan. Herkes bir gün 15 dakikalığına da olsa mülteci oldu. Hayal bile edilemedi içimizdeki şenlik.
Related posts:
- Ayşe Özer: Şehrin Tiyatroları: Bir yetmez ama evet meseli
- Ayşe Özer: SİNEMANIN KAYIP KITASI: KADIN
- Ayşe Özer: “Gecenin Öteki Yüzü: Angara Pavyonları”
- Ayşe Özer: MUHTEREM BEN BU ŞARKIYI NE ZAMAN OKUDUM?
- Ayşe Özer: KÖTÜLERİN AYAKLARI BÜYÜKTÜR
Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1LOStdz
Filed under: Uncategorized
#LoveWins but Not in Turkey… #Pride2015 #OnurYürüyüşü #LovePride
From AKP's electoral brochure, on its tolerance: "Turkey is a country that holds gay pride march during Ramadan." https://t.co/IBPK2D0pNw
— Zeynep Tufekci (@zeynep) June 28, 2015
Organisers of #Istanbul #Pride @istanbulpride: WE ARE HERE GET USED TO IT WE ARE NOT LEAVING! https://t.co/IPgeGm7Vbf http://pic.twitter.com/UX2uYlduNw
— efe kerem sozeri (@efekerem) June 28, 2015
A CHP deputy tries to prevent police attacking citizens…
CHP'li vekil Mahmut Tanal, Taksim'deki #OnurYürüyüşü'ne müdahale etmeye hazırlanan TOMA'ya tırmanarak engel oldu http://pic.twitter.com/Bb8lqtinx4
— Neden TT oldu? (@nedenttoldu) June 28, 2015
Turkish police attacks Istanbul gay pride today https://t.co/polxV0layA #LoveWins #turkey
— Burak Arikan (@arikan) June 28, 2015
Ebu Bekir avukatını istiyor telefonu dinleyemediğime #OnurYürüyüşü ÖNEMLI http://pic.twitter.com/OoRHpZOq3y
— KnGrN (@KaNggReN) June 28, 2015
17:30 İst. #Taksim, #OnurYürüyüşü, Meydandaki müdahale sonrası #GeziParkı'nın sol tarafında toplanıldı. @KILICASLAN http://pic.twitter.com/ByAD4Nj7Mg
— 140journos (@140journos) June 28, 2015
3toma meydanı su ve gaza boğdu http://pic.twitter.com/8OnYLia9d0
— tuğba tekerek (@tugbatekerek) June 28, 2015
#OnurYürüyüşü #LovePride http://pic.twitter.com/FUxUZBMCOG
— Elif Banu Kocaoğlu (@elfbnu) June 28, 2015
Bir grup sisli yonune dogru ilerliyor #OnurYuruyusu http://pic.twitter.com/Rd3KbfyGck
— gül tekin (@jeestuneautre) June 28, 2015
#OnurYürüyüşü #LGBT #missokak http://pic.twitter.com/tCjohriwiy
— Funda Eryiğit (@fundaeryigit) June 28, 2015
Seçim sonrası "normalleşme" başladı;TOMA göründü http://pic.twitter.com/RiM151Ziu3
— Nedim Şener (@nedimsener2010) June 28, 2015
İstiklal Caddesi’ndeki LGBTİ yürüyüşüne polis müdahale etti. Çok sayıda gözaltı olduğu öğrenildi. #LGBTİ #Taksim
İstiklal Caddesi'ndeki LGBTİ yürüyüşüne polis müdahale etti. Çok sayıda gözaltı olduğu öğrenildi. #LGBTİ #Taksim http://pic.twitter.com/pK1ZH6dYa9
— Depo Photos (@Depophotos) June 28, 2015
Related posts:
- EFD Rights Watch: Drug Dealers killed a leftist activist, #HasanFeritGedik in #Gülsuyu Istanbul, despite heavy Police presence in the neighbourhood…
- Now that no need any more, “No need for special courts, says Turkish President Gül.. News from Turkey…
- US Department of State- Country Report- Turkey on Human Rights Practices for 2013
- DNS change explained on Turkey Streets (!) and a roundup on the Twitter Ban
- Erdoğan denies Taksim for Labor Day, desires more polarization before the Presidential Elections
Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1BO5l3w
Filed under: Uncategorized
New photo from Facebook June 28, 2015 at 05:31PM
Filed under: Uncategorized Tagged: facebook