Showing posts with label April 01. Show all posts
Showing posts with label April 01. Show all posts

Friday, April 1, 2016

A propaganda truck on the Washington DC streets…

http://ift.tt/1UI6D8w

//platform.twitter.com/widgets.js

President Recep Tayyip Erdoğan has rejected criticism that he has been “waging a war” against press groups, saying “criticism” should not be confused with “insult and defamation”
Erdoğan Meets Obama
US President Obama and President Erdoğan have come together at the dinner given at the White House following Nuclear Security Summit. The meeting lasted 50 minutes, Anadolu Agency reported.
New press freedom call on Turkey to drop prosecution of journalists

But their trial, to be held in secret, starts today amid a chorus of criticism

The secret trial of Turkish journalists Can Dündar and Erdem Gül begins today, Friday, in Istanbul against growing internal and international criticism.

One of the most authoritative voices on behalf of journalists – the Organisation for Security and Co-operation in Europe’s representative on media freedom, Dunja Mijatović – has reiterated her concern by calling for the prosecution to be dropped.

National Press Club – Mar 31

National Press Club leaders expressed alarm about reports that security personnel guarding Turkish President Recep Tayyip Erdogan had physically abused journalists here on Thursday. According to published news reports and multiple tweets from…

foreignpolicy.com – Yochi Dreazen – May 29, 2014, 5:16 PM

By Yochi Dreazen is a Managing Editor for News at Foreign Policy. He is also writer-in-residence at the Center for a New American Security. His book about military suicide was published by Random House’s Crown division in 2014. Prior to joining

brookings.edu – Philippe Le Corre – Mar 30
Turkish President Recep Tayyip Erdoğan’s security guards tussled with several journalists covering his speech at the Brookings Institution on March 31 in Washington, where he was to attend a nuclear security summit

 

Image not available

BuzzFeed

Never seen anything like this:a female protester just tackled. DC cops are in the street trying to keep Turkish guards from hurting folks — Yochi Dreazen (@yochidreazen) This Erdogan security detail called me ‘a pkk whore’ For standing in

 

The United Nations called on April 1 for legal safeguards to be in place before refugees are returned to Turkey under an agreement with the European Union, while warning that conditions in Greece are deteriorating
The Japanese prime minister in office when the Fukushima nuclear disaster took place in March 2011 has said he regrets recommending Japanese nuclear technology to Turkish President Recep Tayyip Erdoğan

Shootings by border guards, illegal deportations and desperate conditions are all the result of the EU forcing Turkey to take so many fleeing Syrians

It was beyond sad to read in the Times this week that Turkish border guards have allegedly shot dead Syrians trying to reach safety in Turkey. Sixteen refugees, including three children, have been killed trying to escape the battlegrounds of northern Syria in the past four months, according to the Syrian Observatory for Human Rights, a frequently cited watchdog.

Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1UI6D8M


Filed under: Uncategorized

Ayşe Özer: “Bekle zeytin tanesi”

http://ift.tt/1MGg0CK

Bekle zeytin tanesi

Hakimlik sınavının yazılı bölümünü yirmi kez kazanan, ancak “bizden değildir” diye 19 kez sözlüden elenen bir hakim adayına yirminci kez girdiği sözlü sınavında, dışarıda heyecanla sınavdaki çocuğunu bekleyen, beklerken tespih çeken velisi, o sırada 33 tanenin arasına dizilmiş bilmem kaçıncı imamedeyken içeride şu soru sorulmuştu: Elma ağaçları kaç metre aralıklarla dikilir? Sayı saymayı bilmeyen adaletten, geometri bilmeyen dış politikadan anlamazdı. Elma ağaçlarının birilerinin vicdanı, birilerinin de cüzdanıyla ilgisi olmalıydı. Dünya birilerine hep oyun sahnesi, birilerine ise hep imtihan kapısıydı.

yirca-koyu-zeytin

Devlet babanın ağaçlara olan bu düşkünlüğü, bir şafak vakti Gezi Parkındaki dozerlerle de sübuta erdi. Ağaçların parktaki görev süreleri dolduğundan, parktaki görevleri sırasında sakıncalı tiplere gölge verdikleri tespit edildiğinden sürülmelerine karar verildi. Asırlık çınarların toprağından sökülüp başka yerlere dikileceği duyuruldu ki ecdadın eseri Topçu Kışlasına yer açılsın. Ecdada düşkünlük o geometriden bihaber dış politikada da kendini gösterdi bu kez, bir gece ansızın 82 Musul, 83 Kerkük diye “Allah Allah!” nidalarıyla çıkılan yol, “Hay Allah!” sesleriyle bir gece ansızın Şırnak’ın Cizre’ye, Hakkari’nin Yüksekova’ya taşınmasıyla son buldu. 360 derecelik dönüş, bulundukları yere getirdi iç açılarının toplamı bilmem kaç olan şeytan üçgenini.

Yüzme bilmediklerinden boğuldular köklerinden sökülen çocuklar bu cihan hükümdarı olma merakı yüzünden. Yaşasalardı yıkanmak istemeyen çocuklar olacaklardı belki de. Üzerlerinde sahte can yelekleriyle yitti yolun başındaki ömürler. O can yeleklerini soydaşları, merdiven altı atölyelerde 15 saatlik mesailerinde üretiyorlardı, gözleri terden tuzlu suya boğularak. “Ege Bölgesinin bitki örtüsü sahte can yeleğidir” diye anlatılır oldu coğrafya derslerinde. Bir seçim sonucu haritasının aksine kıyılar turuncuya boyandı bu kez. Tuzlu su bu ağırlığı kaldırmıyor artık. Adamlar Yunan adalarıyla Ege kıyıları arasına duble yol yaptılar. Bir kız çocuğu bıraktı saçlarını o duble yolun başında.

Ege’deki vatanından koparıp “inşallah tutar! diye başka bir toprağa dikmeye çalıştıkları ve bu vitrinden rant sağlamak istedikleri o on asırlık zeytin ağacı gibi milyonlarca insanı da yersiz yurtsuzlaştırdılar. O sırada paralel evrende bir adam mültecilere çelme takıyordu. Herkes bir gün 15 dakikalığına da olsa mülteci oldu, kah kendi yurdunda, kah bir şişme botun içinde.

Barışı kendi toprağından kökleriyle söküp “inşallah tutmaz!” diye başka bir toprağa diktiler kameralar önünde. Halklar gözyaşlarıyla suladılar o koca ağacı. Ege’den Akdeniz’e dağ taş mülteci oldu. “Dağ taş zeytin ağacı oldu” dedi parti sözcüleri. Çatırdadı ölmez ağaç Yırca’da. Sürdüler, sürgün oldu koca ağaçlar. Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşcesine yaşama hayaline sıktılar zirai ilaçlarını.

Madem ki bu davet bizim, hiçbir şey olamazsak Soma’da bir zeytin ağacının insanı oluruz ve sorarız hakim olmaya çalışan adaylara ki adalet yerini bulsun:  Zeytin ağaçları kaç metre aralıklarla dikilir?

Behrengi’nin şeftali ağacı gibidir o zeytin ağacı da, insanı olmadan meyve vermeyecek size.

 

 

 

 

Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1MGfYL9


Filed under: Uncategorized

Tuesday, March 31, 2015