Showing posts with label 2015 at 02:03PM. Show all posts
Showing posts with label 2015 at 02:03PM. Show all posts

Tuesday, September 29, 2015

Cengiz Aktar: Batık devlet – Failed state

http://ift.tt/1m1Gd0u

Batık devlet – Failed state

AB’nin kurucu babalarından Jean Monnet’nin “insanlar olmadan hiçbir şey yapılamaz, kurumlar olmadan hiçbir şey kalıcı olmaz” sözüne sık sık atıfta bulunurum. Sözü memlekete uyarlarsak son koalisyon hükümeti ile ilk dönem AKP’nin AB esinli reform çalışmalarının ardında elbet de belli insanlar vardı. Ve Monnet’nin sözü uyarınca o siyasetçiler yine AB esinli kurumların da mimarı oldular. Birey ve toplum hayatının her yönünü kapsayan ve sistemin ihtiyacı olan ciddî ve dönüştürücü kurumsal reformlar ilk defa, 2000’lerin başındaki koalisyon hükümetinin çalışmalarıyla uygulamaya kondu. “Derviş reformları” olarak literatüre geçen çalışmalar özellikle, 1994, 1999, 2001 krizleri sonucunda altüst olan makroekonomik dengeleri yeniden sağlamakta işlevsel oldular. Bu sıradan bir düzeltme değildi. Kurumların, özerklik, şeffaflık ve hesapverebilirlik ilkeleri temelinde düzenleyici işlevlerini yasallaştırarak güvence altına alıyor ve Cumhuriyet tarihinde ilk defa çağdaş bir yönetim zihniyetinin önünü açıyordu. Çaba, yeniden başlamış bulunan AB üyelik sürecinin ivmesiyle katlanarak büyüdü, ekonominin çok ötesine geçti. Yatay ve dikey denge/denetleme mekanizmalarını geliştirerek sistemi baştan aşağıya dönüştürmeye başladı. İlk dönem AKP hükümeti 2005’e kadar Türkiye köhnemiş mevzuatını çağdaş normlara uyumlandırdı ve yeni mevzuatın büyük bölümünü uygulamaya başladı. O ilke, norm ve standartlar görülmemiş bir idarî ve hukukî dönemin başlamasına da önayak oldular.

 

Ancak 2005’ten sonra, yani yapılan reformlar sayesinde AB ile üyelik müzakerelerine başlandıktan sonra o güne kadar yapılan reformlar daha ileri aşamaya taşınmadıkları gibi, kazanımlar birer birer geri alınmaya başlandı. Reformcu insanlar kurdukları kurumları yıkmaya başladılar. 2001’den itibaren doğru istikamette dönüşmeye başlayan temel devlet kurumları Adliye, Askeriye, Hariciye, İlmiye, Maliye ve Mülkiye itibarsızlaştırıldılar, kurumsal hafızaları boşaltıldı ve kurum olmaktan çıktılar. Bir memleketin başına gelebilecek, beyin göçü ile birlikte en büyük felâkettir. Bugün yegâne siyasî hedef her türlü danışma, oydaşma, denge, denetim ve düzenlemeden muaf “iş bitirebilmek”. Bu yozlaşmanın maalesef toplumda da ciddî bir karşılığı var.

 

Gün geçmiyor ki, akla hayale sığmayacak bir uygulama gündeme düşmesin. Ancak vahim olan tamamen köşeye sıkışmış kedi tepkileri veren iktidarın abuk sabuk tasarrufları değil bu tasarruflara ağzını açmayan, HDP dışında siyasetle birkaç mecra ve merci dışında toplumun duyarsızlığı. Ya da kokuşmuşluğu… Bunun memlekete büyük bedeli olacak, şimdiden oluyor. En büyük bedel bu kokuşma halinden kurtuluş reçetesi olarak pazarlanacak veErdoğan’ın tek başına demir yumrukla adına “istikrar” dediği itaatkâr, huzurlu ve faşist toplum düzenini inşa edecek olmasıdır. Bu gidişata karşı çıkacak olanlar HDP ve toplumun farklı katmanlarından fışkıran itirazlardır. Nefeslerinin yetip yetmediğini göreceğiz.

 

Dünyada Türkiye’ye olan ilgi ise bir daha kolay kolay geri gelmeyecek şekilde bitti. 2004-2005’ten itibaren AB ivmesi ve AKP’nin reformist damarı sayesinde Türkiye ilk kez İslâm diniyle demokrasinin bağdaşamayacağı ezberine dünya çapında bir sorgulama alanı açtı. Oryantalist gözlüklerini çıkaran araştırmacılar, Türkiye’ye antipati ya da sempatiyle değil empatiyle yaklaşmaya başladılar. Türkiye ilk kez dünyada sözü geçen gerçek bir ortak olmaya başladı. İlm-i siyasa “Hıristiyan Demokrat” kavramının yanında “Müslüman Demokrat” kavramını yerleştirmeye başladı. Siyasî ve içtimaî reformların yanında ekonomik reformlar bu değerlendirmeleri her geçen gün doğrular biçimde ilerledi. Öyle ki sadece Batı değil her yerde Türkiye meraklıları ve uzmanları belirdi. Bu gidişat bugün itibariyle tamamen akamete uğramıştır. Türkiye’nin gündemi dünyanın gündeminden temel konularda zıt istikamette ilerliyor artık. Bunun Batı dışı arayışla da alâkası yok. Doğu’da da Türkiye’nin resmî “değerli yalnızlığı” ayarında bir gidişat yok. İran’a bakmak kâfi. Dünya devlet ve toplumları her geçen gün birbirlerine olan ihtiyacı idrak ediyorlar. AKP Türkiyesi ise “Dünya Türk ya da AKP’li Olsun” diyor.

 

Tepeden tırnağa, devletinden toplumuna çürümeden kokuşmaya doğru ilerleyen Türkiye’ye İngilizcedeki failed state tanımı yakışmıyor mu? 

Bu yazı ilk olarak Taraf’ta yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayınlanıyor. 

Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1FzMf3i


Filed under: Uncategorized

Thursday, June 4, 2015

Eurosphere agenda: Tsipras presents reform plan… Russia’s entry ban…

http://ift.tt/1GJPtj3

Obesity map of Europe (Update: and America)

obeseIf Turkey and Britain are the happiest nations in Europe, maybe this is why! Read the rest

Greek Prime Minister Alexis Tsipras on Wednesday presented a reform plan that he describes as realistic. According to media reports, the Euro Group has made concessions to Athens regarding the terms for the disbursement of further loans. The creditor states have pushed their capacities to the limit, commentators warn, and advise Tsipras to finally back down.

Bidding adieu to the famous Paris love locks
Gettyimages-475497082

Au revoir, mes petites.

Paris began to bid adieu to its famous love locks on Monday — and with them, years of lovers’ memories. City workers cut hundreds of thousands of the tiny locks from the iron grillwork on the sides of the Pont des Arts bridge; they used a crane and wheeled dollies filled with the signed trinkets. Soon, clear plexiglass will replace the grills.

According to the Dutch government, Moscow has a blacklist with names of European politicians who are banned from entering Russia. Prime Minister Mark Rutte condemned the travel ban saying it was in breach of international law, and other governments have joined in the criticism. The affair highlights Moscow’s unpredictability, some commentators believe. Others are surprised at the indignant reactions coming from across Europe.

Eurovision is about spreading Europe’s values of tolerance and cooperation beyond its borders, write Quincy R. Cloet and Kerry Longhurst.  

“One Nation Britain” and anti-extremism

As the government makes a grab for new terrorism powers, we need to examine the basis of its “extremism” narrative.

Voting

LONDON — If you felt like the choices you made last month when you voted in the UK general election weren’t represented in the final results, you are not alone.

Radical regionalism and democratic politics in England

The election result underscores the need for a profound rethink by the left in England: this should focus on regionalism and radical democracy.

Now is the time to start the debate on how to better organise the 2019 European primary elections and Spitzenkandidaten system, especially in light of the forthcoming European political party congresses later this year, argue Dan Luca and Dominique Ostyn.

Emmanuel Macron and Sigmar Garbriel have called for greater fiscal and social harmonisation in the eurozone, saying other EU countries like Britain should be allowed to settle for a less integrated Union based on the single market.

Labour’s failed election

It was Labour’s failure to excite their base which lost them the election. Moving to the right won’t help.

Labour lost the 2015 election astonishingly badly. It wasn’t a particularly convincing win for the Conservatives, who barely scraped an overall majority in parliament with the backing of 24% of the electorate, but it was certainly a very, very convincing loss for Labour. So what happened, and why?

Russia has imposed an entry ban on 89 European politicians and military leaders, according to a list seen by Reuters, a move that has angered Europe and worsened its standoff with the West over Moscow’s role in the Ukraine conflict.

Italian Prime Minister Matteo Renzi suffered a setback in local elections on Sunday (31 May), with a weaker-than-expected showing by his centre-left bloc and a marked rise in support for the right-wing Northern League and the anti-establishment 5-Star Movement.

TTIP and common regulatory standards

The European Commission should take a hard stance and insist on European standards, while looking for novel ways in which to break down “behind-the-border” barriers to trade.

Trusting the European Union; a Yale debate with recommendations

All of the students who take up the democratic challenges currently facing the EU and offer the following policy recommendations to address them are united in their desire to improve Europe for the future, a Europe which they wish to help create.

Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1KbLixy


Filed under: Uncategorized