Showing posts with label 2015 at 06:20PM. Show all posts
Showing posts with label 2015 at 06:20PM. Show all posts

Sunday, July 12, 2015

Alternatif Bilişim Derneği’nden (@altbilisim): Özgür Uçkan Hocamızı Kaybettik

http://ift.tt/1GfGuky

Özgür Uçkan Hocamızı Kaybettik

Ozgur uckan.jpg

Daha yazacak, konuşacak, müdahale edecek onca şey vardı ama O artık yok. Alternatif Bilişim Derneği olarak bugüne kadar yaptığımız çok sayıda açıklamada, çıkardığımız kitaplarda, aldığımız kararlarda hep onun izin oldu. Yazık ki bu ‘açıklama’nın ana konusu o.
Haberi aldığımızdan bu yana bir türlü inanamama, gerçekleştiğinde kabul edememe haliyle aradan geçen saatler üzerine ancak böyle bir ‘dağınık’ açıklama derlemek geldi elden.
Dernek kurucu üyemiz, İnternet hak ve özgürlüğü mücadelelerinde ön açanımız, taşını elin altına koyanımızın ardından ne yazsak az, ne söylesek zor. O yüzden ilk adımı cümle cümle atalım dedik. Gerisi mi o gelecek…
Özgür Uçkan’ı tariflemenin yolu çok, o tariflerden birini seçebilmek ise gerçekten zor. ‘İnternet ve hak özgürlükleri mücadelesi öncüsü’, ‘üstad’, ‘Hayatına dokunduğunu değiştiren’, ‘fikir emekçisi’, ‘akıl hocası’, ‘uzaktaki can dost’, ‘entellektüel’, ‘gittiğine inanılamayan insan’, ‘sevgili’, ‘baba’… Belki de İsmail Hakkı Polat’ın da yazdığı gibi, “Türkiye’nin çorak İnternet kültürünün nadide insanı”, güzel insanı…
“Etrafımızda birikimiyle, karakteriyle yetkinliğe ulaşmış o kadar az insan var ki.. Türkiye siber alemi ve felsefe/sanat çevreleri en değerli üyelerinden birini kaybetti..” Erkan Saka böyle duyurdu bloğundan kaybımızı. ‘Arkasından iyi bilirdik denmeyi en çok hak edenlerden…’ olduğunu not düşerek.
Yaşamını yitirdiğinin duyulmasıyla birlikte, farklı disiplinlerden çok sayıda insan kendince üzüntüsünü paylaştı, O’nu anlatmaya çalıştı. İsmail Hakkı Polat, Özgür hocayı ayıran yönü, “Özgür hocayı herkesten ayıran yönü de buydu; çok-disiplinli ve disiplinler arası bakışı. Geçmişten gelen tüm bu birikim ve deneyimini, İnternet gibi dinamikleri net olmayan ama dönüştürücü bir alanla harmanlayabilmek, içinde yaşadığımız bu çağın pek az insanında toplanan bir haslet. İşte bu nedenle hem eski hem de yeni kuşağı ve onların ruhunu çok iyi yakalayabilen nadir akademisyenlerdendi Özgür hoca. Akademik araştırmalar konusunda yönlendirdiğim pek çok öğrenciye (onca vakitsizliğine rağmen) beklediğinden fazlasını sunar ve karmaşık kavramları bile yalın anlatabilme yeteneği sayesinde zihinlerinde farklı ışıklar yakardı.” diye tarifledi bloğundaki yazısında.
Özgür Uçkan teoriyi pratiğiyle birleştiren, İnternet Özgürlüğü mücadelelerinde pankartın en önünde yer alan, eylemleri örgütleyen isimlerdendi. “Neden istemiyoruz?”la bitirmezdi itirazlarını “Nasıl olmalı”larla devam eder, on yılları birkaç ‘slayt’ sayfasıyla alabildiğine yalın anlatırdı.
Yine İsmail hocadan bir alıntı yapacağız, “İnternet, Özgür Uçkan için bir akademik çalışma alanının çok ötesinde bir yaşam alanıydı. “İnternet özgürlüğü” kavramı, benliği hatta kendi adı gibi, onun olmazsa olmazıydı. Bu konudaki tüm tartışma ve mücadelelerde ödün vermez ve sert bir yaklaşım sergilerdi. Herkesin tereddüt ettiği, sinikleştiği ve hatta geri adım attığı zamanlarda bile Özgür hoca, duruşunu bozmazdı.

Onun “kırmızı çizgileri” yoktu, yaşam ilkeleri vardı. Bunları hiç bir zaman pazarlık konusu etmez ve tartışmalarda kıyasıya savunurdu.”, tam da böyleydi işte.
Alternatif Bilişim Derneği üzerinde emeği çok olan üyelerinden biriydi…
Yazacak çok şey var ama bugünlük bizi, bu mini yazıyı derleyen ben İlden’i mazur görün..
İnanmak zor, acı ve çaresizlik büyük… İzleyen günlerde Özgür Uçkan’ı, biricik dostumuzu, hocamızı anmak, fikirlerini/ fikirlerimizi anlatmak için elimizden geleni yapacağız.
Bir de her zaman yaptığımızı yapıp, özgür bir İnternet için mücadele etmeye devam edeceğiz…

Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1GfGuAQ


Filed under: Uncategorized

Tuesday, July 7, 2015

Cengiz Aktar: Yunanistan şimdi Avrupalılaşacak

http://ift.tt/1m1Gd0u

Yunanistan şimdi Avrupalılaşacak

 

Komşu, Ekim 2009’da zamanın hükümeti alarm zillerini çalmaya başladığından bu yana son haftalarda olduğu kadar gündemde olmadıydı. Yunanistan’ın içinde bulunduğu kâbus üzerine neredeyse söylenmedik söz kalmadı. “Hayır” sonrasında üç konuyu ele alalım.

 

İlki AB ilişkisi. Komşu AB ile ilişkisini 1974’te, tükenmiş olan Albaylar Cuntasının umutsuz Kıbrıs çıkışı sonunda düşmesiyle yeniden kurdu. Adada darbeci Nikos Samson’a verdiği açık destek Cuntanın sonu ve Yunanistan için de yeni bir başlangıç oldu. Konstantin Karamanlis’in önderliğinde üyeliğini hızla kotardı ve 1 Ocak 1981’de üye oldu. Daha önce Batı Avrupa dışında bir ülkeye genişlememiş olan Birlik kendi “medeniyet beşiği” efsanesi sayesinde Yunanistan’a “gelişmiş Batı demokrasisi” muamelesi yaptı. Kıbrıs’ın işgâli teveccühü katladı.Üyelik öncesi ve sonrasında ülkenin Osmanlıdan miras kadim sorunlarının hiç birinin üzerine gidilmediği gibi, kontrolsüz akan malî kaynaklar (Yapısal Fonlar) var olan siyasî, iktisadî ve içtimaî yapıları pekiştirdi. Yunanistan için Brüksel’de üretilen “AB’nin şımarık çocuğu” lâkabı bundandır. Bugün komşu 2004’te üye olan Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin pek çok bakımdan gerisindedir. Tıpkı 1989’da Demir Perde açıldıktan sonra “benim Kopenhag Siyasî Kriterine ihtiyacım yok” diye şişinen Türkiye gibi! Sonunda çanak çömlek avroya dâhil olmasıyla patladı. Avro 1981’den bu yana taşıma suyla dönen, sıfır reform yapan ve AB’nin müşfik kollarında uyuyan bir Yunanistan için tam bir ölümcül tuzak teşkil etti. Bugün Syriza hükümetinden hesap soran Batılılarsa 1981’den bu yana Syriza’nın seleflerinin her icraatına göz yumanlardır.

 

İkincisi “hayır”ın Yunanistan ve AB için anlamı. Yunanlılar Haziran sonunda varılan anlaşmayı, canından kaybedecek başka bir şeyi kalmayanın ruh haliyle “inceldiği yerden kopsun” diyerek reddetti. Ancak bu, Pazar akşamı uluslararası medyayı zapteden felâket tellallarının aksine her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. AB sorun çözmek için vardır, sorunları reddetmek için değil. Aylardır küstahça yayın yapan Economist ve Financial Times gibi yayın organları ve radikal piyasacı zevat dahî Yunanistan konusunda artık daha dikkatli.AB politikacıları işin siyasî ciddiyetinin farkına vardıkça dosyayı ham maliyecilerin elinden almakta. IMF esinli “kemer sıkma” diktası ve neoliberal amentü esinli “herkes anasından kapitalist girişimci doğar” diktası çok ciddî bir darbe aldı.

Komşudaysa artık kimse “reform yapmayalım” demiyor, “böyle yapmayalım” diyor. Devasa malvarlığı olan Kilise vergi vermiyor. Ülke ihtimalen AB’nin vergi kaçırma şampiyonu. Orantısız bir memur kitlesi var. Türkiye’den ötürü 4 milyar avroluk bir askerî harcama var. Bunlar referandum sonucuyla güçlenen bir hükümetin zor ve uzun soluklu da olsa yapabileceği işler. Karşılıklı beceriksizlik ve sağırlar diyaloğu sonucunda biriken sitemlerin üstesinden gelmek kolay olmayacaksa da birkaç hafta sonra bir çare illâki bulunacaktır. İşte bu anlamda belki Yunanlılar şimdi Avrupalılaşacak, aynı zamanda belki Avrupa’yı da dönüştürerek.

 

Üçüncüsü geçen hafta gündeme gelen Yunanistan’a Türkiye’den yardım konusu.  “Borçlarının bir kısmını biz ödeyelim” ya da “avroyu bir kenara koysunlar TL üzerinden ithalat kredisi açalım” gibi fantezist tekliflere gelene kadar yapılabilecek gayet somut işler var. İki ülke NATO müttefiki olmalarına rağmen gerçek bir saldırmazlık, karşılıklı güven ve barış aşamasına hiçbir zaman gelemedi. Bunun ardında kıta sahanlığı anlaşmazlığı ve esas Kıbrıs meselesi var. Kıbrıs’taki gayet olumlu gelişmeleri de göz önünde bulundurarak Türkiye komşusuyla ciddî bir kuvvet indirimi başlatabilir. Bu, her iki ülkeye de faydalı olacaktır. Türkiye tasarruf edilecek kaynağı eğitim, sağlık, adalete vakfedebilir. Yunanistan ise askerî harcamalarda indirimi alacaklılarıyla yapacağı anlaşmada koz olarak kullanabilir. Zaten alacaklıların taleplerinden biriydi bu. Çipras da 30 Haziran tarihli ve kabul görmeyen mektubunda “Yapısal malî tedbirler” bölümünde “Askeri harcamalara dair tavan 2016 yılında 200 milyon avroya, 2017 için de 400 milyon avroya indirilmeli. Askerdeki personel sayısı azaltılmalı” taahhüdünü veriyordu. http://ift.tt/1Cn5VFQsyriza-teslim-olmadi-iste-cipras-in-troykaya-mektubu-83923.html Bu çerçevede Türkiye’nin tamamen Kıbrıs bağlantılı olarak 1975’te NATO’dan bağımsız olarak kurduğu 4. Ordu’da (Ege Ordusu) ilk aşamada kuvvet indirimine gitmesi muhtemel milliyetçi tepkileri de önleme potansiyeli sayesinde Yunanistan’a verilebilecek en somut destek olabilir. Bu olmayacak iş değil. Nitekim 2011 yazında AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik bu olasılığı kamu önünde dile getirmiş, bilahare ne olduysa lafını geri almıştı.

 

Keza, Yunanistan’ın IMF ile olan çok sıkıntılı ilişkisi hatırlanacak olursa geçen Kasım’dan bu yana IMF’nin Orta ve Doğu Avrupa İcra Ofisi Direktörü ve Hazine eski Müsteşarı İbrahim Çanakcı, her ne kadar Yunanistan’dan sorumlu olmasa da IMF’nin icra kurullarında nasıl bir tavır alır?

 

Bu yazı ilk olarak Taraf’ta yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayınlanıyor. 

Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1G561fX


Filed under: Uncategorized

Friday, July 3, 2015

For the record, E-commerce volume in Turkey reaches $7 billion…

http://ift.tt/1IyNnmW

Turkey’s online retail market is expected to double to 14 billion Turkish Liras ($5.2 billion) by 2020 from 7 billion liras ($2.6 billion) in 2015, according to a report from the Boston Consulting Group and Boomerang Commerce titled “Multichannel Pricing Strategy.”
The electronic commerce volume in Turkey increased by 35 percent in 2014 from the previous year, reaching 18.9 billion Turkish Liras ($7 billion), according to the Istanbul-based Informatics Industry Association (TÜBİSAD).

Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1IyNoHG


Filed under: Uncategorized

Wednesday, May 20, 2015

Eurosphere agenda: Macedonia roundup… “INFOGRAPHIC: The facts about asylum seekers in Europe…

http://ift.tt/1F1Kwxy

Although Germany and Sweden are not front-line countries exposed to immigration, they were among those receiving the largest number of asylum seekers in 2014.

The image of protester Jasmina Golubovska taken by Reuters photographer Ognen Teofilovski quickly went viral on the Internet and remains one of the symbols of the on-going anti-government protests in Macedonia.

The image of protester Jasmina Golubovska taken by Reuters photographer Ognen Teofilovski quickly went viral on the Internet and remains one of the symbols of the on-going anti-government protests in Macedonia.

Tens of thousands rally for Macedonia PM as opposition digs in
Tens of thousands of supporters of embattled Macedonian Prime Minister Nikola Gruevski took to the streets of the capital in a show of strength on May 18, a day after a huge opposition protest called on him to resign
The deep roots of Macedonia’s current turmoil – and the way forward

The country must avoid just replacing the driver in the seat of the captured state machinery, by increasing inclusion and pluralism in governance. This will be impossible without EU and NATO assistance.

Nikola Gruevski. Demotix/Toni Arsovski. All rights reserved.

 

More than half of the pregnant immigrant women seen by a medical charity in European clinics lack access to basic healthcare and permission to reside, Doctors of the World said on Monday (18 May).

Italy says Europe blind to migrants
Italian Prime Minister Matteo Renzi accuses the rest of Europe of trying to ignore the migrant crisis, after several states rule out asylum quotas.
EU refugee quota plan is already crumbling

EU refugee quota plan is already crumbling

The European Commission’s plan to introduce EU-wide binding refugee quotas appears to be falling to pieces already after France and Spain voiced their criticism.

In reaction to the refugee tragedies, the EU foreign ministers on Monday agreed to launch a naval mission in the Mediterranean. Pending a corresponding UN mandate, the mission will begin destroying smugglers’ boats as of June. The operation is worth a try, some commentators believe. Others criticise that it will only fight the symptoms of the crisis rather than the causes.

The EU’s foreign ministers are planning a naval mission in the Mediterranean, while the European Commission has proposed a quota system for distributing refugees which has met with opposition from a number of member states. Europe must use force if necessary to stop the mass immigration of economic refugees, some commentators urge. Others describe this policy of shutting Europe’s doors to refugees as inhumane.

More than 300 slavery and migration scholars respond to those advocating for military force against migrants attempting to cross the Mediterranean. This is no slave trade. Where is the moral justification for actions that cost lives?

VIDEO: Prince Charles meets Gerry Adams
Prince Charles has met Sinn Féin leader Gerry Adams at a meeting at the University of Galway as part of a four-day visit.
From migrant to citizen: reimagining democracy in the European Union

Public intellectuals in the EU should help to reimagine the meaning of democracy by questioning the division between citizen and migrant.

Urban grassroots mobilization in central-east European cities

In expecting social movements in the post-socialist countries to follow the same repertoire of action as, for instance, in western Europe or North America, we risk missing out on important forms of collective action.

Cyprus leaders to revive peace talks

Cyprus peace talks are to resume on Friday, the UN announces after a meeting between the Greek-Cypriot and Turkish-Cypriot leaders.
Far-left Podemos has already changed Spain
The left-wing Podemos party can turn Spain into a model for other European nations where change is also needed.
Fascist legacies: Italy’s approach to mobility and mobile labour

Italy abolished Mussolini-era laws restricting internal mobility in the 1960s, yet troubling continuities exist between these regulations and current efforts to control Italy’s migrant population.

Europe’s migration crisis: central Europe’s dangerous game

Should a serious migration crisis erupt as a result of conflict escalation in Ukraine, the odds are that the V4 would need assistance through exactly the kind of EU solidarity mechanism they now oppose.

Cannes 2015: Ones to watch

Films to watch out for in Cannes festival
MpsLONDON — After securing a majority government in last week’s election, British prime minister David Cameron has named his new cabinet — the group of people who head up government departments and make key decisions about the country.

(note: this is a counterfactual – just in case you’re reading it after October 2015!)

Polish presidential election: the Left decides which Right wins.

Does it make sense for the Left to participate in a race between two conservatives? Should we leave home and vote for the harmless and bland Komorowski, or should we allow for a victory by the Law and Justice candidate, Duda?

Solidarity and work: what are the prospects for Greece?

Alain Supiot and Emilios Christodoulidis discuss the questions of solidarity and the protection of work in Greece. Français.

Nobody can tackle IUU fishing alone: Will opportunities for global leadership be grasped?

IUU fishing activity detected by Google Earth Images

IUU fishing activity detected by Google Earth Images

Those who doubted the potential of the European Union’s Council Regulation 1005/2008 (the IUU Regulation) to change the laissez faire culture that has been prevalent for too long in respect of illegal, unreported and unregulated (IUU) fishing activities inside and outside EU borders have had plenty of food for thought over the past four and a half years. In the time since the IUU Regulation came into force, the yellow card warning system, followed up on occasion by a trade-suspending red card, have seen a significant change in the administrative practices of a number of fish producing countries.  Most importantly, the IUU Regulation has placed IUU fishing high in the agendas of nations that had previously not been predisposed to delve into the issue.

Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1F1Kx4z


Filed under: Uncategorized

Monday, May 11, 2015

Washington is confused with Turkey, Saudi pact, so do we.

http://ift.tt/1K1XmSM

nytimes.com – Ben Hubbard – May 4 – AKCAKALE, Turkey — The laborers work all day, piling bags of fertilizer onto carts and wheeling them through the crossing that connects this southern border town to Syria. The Syrian town next door is firmly controlled by the extremists of…
Reports that “‘the Saudis and Turks working together in some way that is not supported by Washington’ are confusing,” German Marshall Fund President Karen Donfried has said in an interview with Hürriyet.
Turkey said on April 24 that it rejected and condemned Russian President Vladimir Putin calling the 1915 mass killings of Ottoman Armenians a ‘genocide’
Q&A: Survivor recalls 1915 tragedy
On the 100th anniversary of the Armenian massacre, survivor Antranig Matevosyan spoke with Al Jazeera about his ordeal.
Aleppo January 1920: Armenian refugees at the American Relief eye hospital, photo by University of Michigan Expedition, George R. Swain, Ann Arbor, Michigan. Public domain.

Aleppo January 1920: Armenian refugees at the American Relief eye hospital, photo by University of Michigan Expedition, George R. Swain, Ann Arbor, Michigan. Public domain.

Turkey and the Armenian genocide: the next century

For the Armenian diaspora, today is Armenian Genocide Remembrance Day—but not in Turkey. Perhaps members of the country’s Kurdish minority can help shake up a polarised narrative.

Dark heritage: a derelict Armenian church in Diyarbakir. All photos courtesy of the author.

A total of 239 migrants were captured in Turkey’s western provinces over the weekend, including a number of migrants rescued from sunken inflatable boats in the Aegean Sea
Skeletons in the Turkish closet: remembering the Armenian Genocide

Just like the skeletons that were discovered in Diyarbakır in 2012 nearly 100 years after they were buried, Turkey’s past is haunting its future and demanding that we remember the tragic events of the Armenian Genocide.

Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1PC40h1


Filed under: Uncategorized

Wednesday, April 22, 2015

Conference announcement: The Armenian Genocide: Concepts and Comparative Perspectives (April 26 @ Boğaziçi)

http://ift.tt/1GinR2o

11116520_832222756813860_8098939114846090193_o

 

The Armenian Genocide: Concepts and Comparative Perspectives

Sunday, 26 April 2015

Boğaziçi University
Uçaksavar Kampüsü, Garanti Kültür Merkezi
Ayhan Şahenk Salonu

http://ift.tt/g8FRpYevents/1074728715875689/

PROGRAMME

10:00–10:30 Reception & Opening

10:30–12:00 Panel I—Concept

Moderator: Vangelis Kechriotis (Tarih Vakfı and Boğaziçi University)
A. Dirk Moses (European University Institute, Florence)
“The Concept of Genocide and the Foundation of the Post-War Order”
Pınar Dost-Niyego (independent researcher)
“Perceptions of the Holocaust in Turkey: Use/Misuse of the Holocaust Paradigm in Regard to the Armenian Genocide”
Uğur Ümit Üngör (Utrecht University)
“Recent Trends in Mass Violence Research and the Armenian Genocide”

12:00–13:30 Lunch Break

13:30–15:30 Panel II—Realization

Moderator: Seda Altuğ (Boğaziçi University)
Mehmet Polatel (Koç University)
“Dispossession and Property Transfer during the Armenian Genocide”
Keith David Watenpaugh (University of California, Davis)
” ‘Satılık çocuk var mı?': Genocide and the Forced Transfer of Armenian Children, 1915–1922″
Norman M. Naimark (Stanford University)
“The Armenian Genocide in Comparative Perspective”
Cathie Carmichael (University of East Anglia)
“De-Ottomanization and Genocide in Bosnia”

15:30–16:00 Break

16:00–17:30 Panel III—Memorialization

Moderator: Ayfer Bartu Candan (BoğaziçiUniversity)
Jay Winter (Yale University)
“Languages of Suffering: Martyrdom in the Armenian Genocide and in the Holocaust”
Fatma Müge Göçek (University of Michigan, Ann Arbor)
“Denial of Violence: Ottoman Past, Turkish Present and the Collective Violence against the Armenians, 1789–2009″
Melissa Bilal (Columbia University)
“Inhabiting the Otherwise: Transmission of Armenian Communal-Historical Knowledge under Surveillance”

17:30–18:30 Closing Session

Robert Fisk (Independent newspaper, UK),
Ayhan Aktar (Istanbul Bilgi University),
Sebouh D. Aslanian (University of California, Los Angeles)
Bülent Bilmez (Tarih Vakfı and Istanbul Bilgi University)

This event is open to the public and free of charge. Simultaneous translation into Turkish will be provided.

Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1GinTHD


Filed under: Uncategorized