Showing posts with label 2015 at 10:35PM. Show all posts
Showing posts with label 2015 at 10:35PM. Show all posts

Tuesday, May 12, 2015

Bangladesh, a hell for freethinkers. “Ananta Bijoy Das Becomes Third Free-Thinking Blogger Killed This Year… Cyberculture agenda…

http://ift.tt/1L0lCT0

Ananta Bijoy Das. Image from his Facebook page

Ananta Bijoy Das. Image courtesy his Facebook page

It’s a sad day for online activists in Bangladesh. On Tuesday morning, science writer and blogger Ananta Bijoy Das was murdered by a group three or four masked people wielding machetes in Sylhet, Bangladesh’s fifth largest city.

Third atheist blogger hacked to death in Bangladesh

Another secular blogger has been hacked to death in northeastern Bangladesh. Ananta Bijoy Das, who had received threats from extremists, was attacked by a masked gang in the city of Sylhet, according to reports. It’s the third attack of its kind since the start of the year. See also: Another blogger has been hacked to death in Bangladesh Das wrote for Mukto-Mona, a website that was once moderated by another blogger Abijit Roy, an American of Bangladeshi origin, who was kil

The debate over the NSA’s bulk collection of phone records has reached a critical point after a federal appeals court last week ruled the practice illegal, dramatically raising the stakes for pending Congressional legislation that would fully or partially reinstate the program. An army of pundits promptly took to television screens, with many of them brushing off concerns about the surveillance.

 

I’m at the wonderful Re:publica conference for a single day, racing home to teach tomorrow… and thus far I’ve given a keynote and done over 12 interviews, so I haven’t gotten the whole feel of the conference yet. Still, it’s one of the most wonderful and high energy venues I’ve ever spoken at, and I’m having a great time.

Stru78asdf

Following the brief display of an Edward Snowden statue in Fort Greene, Brooklyn last month, a new Snowden statue has popped up in Berlin

This Amazing Collection of Historical Maps Just Got Easier to See

It just got way, way easier to search and browse the US Geological Survey’s collection of historical topographic maps, thanks to a new online map viewer.

grooveshark logo
Before Spotify, there was Grooveshark – and today, the latter is no more after the company posted a notice and apology letter on its homepage.
10 Israeli startups to watch in 2015
onetowatch
Dennis Mitzner lives in Tel Aviv where he does content strategy, writes about start-ups, technology trends and politics. You can find him on Twitter. The Israeli start-up scene is saturated with newcomers fighting for a spot in the limelight. The following 10 companies have passed some key hurdles and challenges that make them an interesting watch for investors and consumers around the world.
Iceland offers ‘human search engine’
Iceland launches a “human search engine” staffed by seven people called Gudmundur.

Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/1L0lBOY


Filed under: Uncategorized

Thursday, February 12, 2015

Ayşe Özer: NİMET ABLANIN NAMUSU

http://ift.tt/1F2YIKO


NİMET ABLANIN NAMUSU


nimetabla2


Rahmetli babam her ayın 9’unda, 19’unda, 29’unda Milli Piyango bileti alır, her bilet aldığı günün akşamında da çıkacak olan ikramiyeyle neler yapabileceğimizin hayalini kurardı saatlerce. Babam o biletleri hayal kurmak için alırdı. Kendine ve ailesine ayda üç gün hayal kurma şansı verirdi. Ödediği bilet parasıyla devlet kurumlarına aktarılacak olan kaynağın miktarıyla daha çok ilgilenirdi çıkacak olan ikramiyeden. Ne de olsa bu “milli” bir piyangoydu. Bilet paralarıyla Çocuk Esirgeme Kurumundaki çocuklara aş veriliyor, TRT’ye daha fazla program yapsın diye kaynak aktarılıyordu. Milli olan, devlet tarafından yapılan her şeyin bir namusu olduğuna inanırdık biz o yıllarda. Oturduğumuz lojmanın yanındaki kantinde satılan çikolatanın daha sağlıklı olduğunu düşünürdük. Ne de olsa devletin kantiniydi. Devletin ÖSYM’sinin yaptığı sınavlarda herkesle eşit şartlarda şansımız olduğunu düşünürdük. Okunmuş şeker ve pirinçlerle gönderildiğimiz sınavlarda başarılı olmamızın nedeni alın terimiz, uykusuz gecelerimizdi. Önce ekmekler küçüldü, Halk Ekmek kuyrukları uzadı, okunmuş şekerler orta yerinden çatladı, sınav kapılarında anneannelerimizin çektiği tespihler tane tane oldu. Sonra hayal kurma fırsatımızı da aldılar elimizden. Proleterya, lotarya peşindeydi, cebindeki son parasıyla bilet alıp hayal kurmaktan başka lüksü yoktu. Onu da çok gördüler ona. Sınıf mücadelesine bir tuğla daha mı koydular?


Her yılbaşı çekilişinden önce o yıl verilecek ikramiyenin büyüklüğünü göstermek için bir oda dolusu paranın haberini yaptı haber bültenleri. O paranın bir balyasını bir arada görmemiş biz faniler “kazanırsak başımıza bela olur bu para”, “bu para bizi bozar” diye düşündük ikramiyenin hacmini görünce. İhtiyacı olan birine çıkınca ikramiye, sevindik. En azından bir garibana çıkmıştı işte, ne mutlu. Verdiğimiz bütün bilet paraları o garibana helal-i hoş olsundu. Amorti bile vurmamıştı bizim bilete ama çeyrek bilete çıkınca büyük ikramiye, dörde bölündü diye sevindik yine de. En azından dört kişi sevinmişti. Dört ev bayram etmişti bu yılbaşında da. Bize de çıkabilirdi. Belki de sıra bizdeydi. “500 bin dolar ver sen de gemi al” diyenler de bunu pompalıyorlardı zaten. Gelirin yeniden dağılımında kime ne pay düşeceğini kim bilebilirdi? 15000 kişilik kadro bulunan öğretmen atamasına 75000 kişi başvururdu. Hayatta her şey kısmetti, alın teriyle değil, alnımıza ne yazıldıysa o. Nimet Abla biletleri çok uğurluydu. O kadar ki, Ankara’da bile İstanbul’da bulunan Nimet Abla gişesinden alındığı iddia olunan biletler için kuyruk olurdu memur kısmı. İkramiye isabet etmemiş bir piyango bileti gibi yırtılmadan atılırdı o memur kısmı bir zam pazarlığında. Her bir memura bir piyango bileti kadar zam yapılınca hayal dünyasının sınırları genişlerdi ne de olsa.


“İstediğimiz rakama ikramiye çıkarıyorduk” dedi sonra o milli olan piyangonun eski bir çalışanı. Namusun hala kadının iki bacağının arasında olduğu bu coğrafyada kimse namusun o kadar kuytuda ne işi var diye sormazdı. Namusu bir kuytuya çekenler, Nimet Ablanın ırzına geçiyorlar komşular, yetişin!



Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/16YXilY




Filed under: Uncategorized